Ara

Mimaride dinamik cephe anlayışı


İstanbul, Bağdat Caddesi’nde bulunan Due project mimarlık ofisi, teknolojinin günümüze kadar geliştirmiş olduğu bütün dijital ve analog araçları ekip halinde kullanarak mimari bir laboratuvar edasında çalışmaktadır.

Günümüzde mimari ve tasarımın geçmişte oluşturulmuş detayları, mükemmelleştirmekten öteye gidememesinden kaynaklanan kısır döngüye, yeni bir yön vermek isteyen "DUE project", tasarımı yeniden canlandırmak amacıyla, mimarinin kayıp olan estetiksel özelliğini vurgulamak ve bu anlayışı evrensel bir bütünlük içersinde, çağına uygun, yaratıcı bir tasarımla, buluşturmayı hedeflemektedir.

Şehirde estetik kavramı, karakter sahibi cephelerin, belli bir inanç içerisinde birleşmesi olarak da adlandırılabilir. Bu kavramı bir analoji ile anlatmak gerekirse, güzel bir grup insan, en güzel insanların bir araya gelmesi ile oluşmaz. Güzel bir grup insan karakter sahibi bireylerin, onları bir araya getiren bir amaç uğruna birleşmeleri ile kurulur.

Yukarıdaki fotoğrafta, DUE project mimarlık ofisinin, dış cephesi görülmektedir.

Cephede dinamik formlar ve asimetri göze çarpar. Bu formlar ilk bakışta gelişi güzel gibi algılansa da, mimari kompozisyon ve yapı statiği adına, ofis kullanıcılarının özel amaçlarına uygun, mimari formun ortaya çıkması için, bir çok diyagram ve analiz yapılarak tasarlanmıştır. Bu yazıda kullandığımız kompozisyon tekniklerinin bazılarını gündeme getirmek istiyoruz.

Aşağıdaki diyagramlarda cephenin figure-ground analizleri bulunmaktadır. Bu yöntem dolu-boş ilişkisini en açık şekilde göstermektedir. Figure-ground kavramının mimaride cephe analizlerine girmesi 1950'lerde Colin Rowe ve Robert Slutzky'in Transparency adlı kitabında, Gianbattista Nolli'nin 1748’deki "Map of Rome" çizimlerinin yeniden yorumlanması ile gerçekleşmiştir. Nolli, "Map of Rome" planında Roma'nın anıt yapılarının, kamusal alanlarla ilişkisini göstermekteydi. Bu çalışmalar mimaride benimsenen bir kavram haline geldi ve o tarihten itibaren, “bir proje de kullanılan ilk teknik’’ olarak modern mimaride kullanılmaya başlandı. Bu fikri tek başına ele alıp kullanmak çok doğru olmaz. Mimari kompozisyon, ana kavramların doğru yerde kullanılıp, sentezlenerek amaca uygun projeyi yaratmak ve istenilen yönü vermek için kullanılan modern bir araçtır.

Cephe tasarımında kullandığımız bir başka teknik olan dinamizm ise, vektör kavramı yardımıyla tasarlanmıştır. Maniyerizm ve Rönesans dönemlerinde aktif olan, italyan mimar Andrea Palladio'nun yapılarını analiz eden Le Corbusier, Colin Rowe ve Peter Eisenman' in araştırmaları ile vektör kavramı ortaya çıkmıştır.

Ofis projemizde, girişin kollarını açar nitelikte konumlandırılması ile oluşan, ilk vektör içerden dışarı hareket eden ters vektör ile dengelenmiştir. (bkz.diyagram kesit A)

Ofis cephesinin Bağdat Caddesi-Kızıltoprak aksına, yani “batıya” doğru yönelmekte olduğunu görebilirsiniz. Aşağıdaki resimde, Wassily Kandinsky'in Gret Palucca'nın fotoğraflarına yapmış olduğu, analitik çizimlerinden birini, Due project cephe tasarımı ile yan yana görmektesiniz. Ortadaki görselde, 1900'lerin dans sanatçısı, Palucca kollarını diyagonal biçimde açarak ters tarafa yönelmektedir. Sağdaki görselde Kandinsky'in bu figürü, enerjisini ve dinamikliğini kaybetmeden soyutladığını görmekteyiz.

DUE project’in cephe tasarımı, insan jestlerini anımsatan enerji ile form almaktadır. Bu yönelme ofisin içerisindeki enerjinin, dışarı doğru patlamasını sembolize eder ve yakın çevresi ile ilişki içerisine girmesine olanak sağlamaktadır.


1 görüntüleme
  • b-facebook
  • Twitter Round
  • Instagram Black Round
  • Google+ - Black Circle

© 2015 by Erhan Sahinkoc - Esenyurt-Beylikdüzü - Istanbul / Turkey

G: +90.532.523.58.08 - info@esahinkoc.com